30 Ekim 2008 Perşembe

Bülent Uygun..

Beşiktaş - Sivas maçını izliyoruz, Zapo' nun hatası ile ilk golü buluyor Mehmet Yıldız. En güvenilir dediğin defans oyuncusu da böyle bir hata yaparmış demek. Bu Mehmet Yıldız' ı neden 3 büyükler almaz yorumları hemen duyulmaya başlıyor. Sonradan Rus takımları nasıl görmez bu adamı diye düşünüyorum, neydi o Galatasaray' lı forvet, al işte ismini bile hatırlamadım derken Hasan Kabze olduğunu hatırlıyorum, 3-5 milyon vermişlerdir kesin.. Geçen sene 3 mio veren takım alıp götürecekti Yıldız' ı.0-1 üzerine Beşiktaş bastırmaya başlıyor, bazen 2 li defansa falan dönüyor takım.. Delgado' nun şık sağ dış vuruşu ile 1-1 oluyor maç. Başiktaş bastırıyor, Sivas kontralarla geliyor, güzel maç oluyor..Mehmet Yıldız' ı izliyorum, İtalya görmüş Zapo' yu Sivok' u deviriyor, sarı görmüş Toraman kırmızıyı ha gördü ha görecek..Bir ara maç geriliyor, sonradan gazetelerden anlıyoruz ki, Sivasspor yöneticilerinden biri karşı tribünde birşeyler göstermiş eliyle, taraftar da el kol yapıyor sanmış gerilmiş. Sahaya ayakkabı atılıyor. Ben 2 kez atıldığını gördüm ama gazeteler birini yakalamış sanırım. Bülent Hoca alıyor ayakkabıyı kenara atıyor. Maç sonunda geçen sene de çizme atılmıştı diyor. Tavrını beğeniyorum adamın izlerken, sahaya atılan yanlış, atılanı şov amaçlı kullanmak da.. Varsın kapatılsın saha, Bülent Hoca' ya tebrikler.. Saha kenarındaki sakin duruşuna da tebrikler..

28 Ekim 2008 Salı

Es Es : 4 Gs : 2

Efendim, yazıyoruz, çiziyoruz, iddia ediyoruz.. Bazıları eleştirilere de maruz kalıyor, değil mi.. Herkes kendi takımının kazanmasını istiyor, bir yaman çelişkidir, gider durur.. Galatasaray' ın bazı maçlarında hakemlerin hatalı kararlar verdiğinden bahsetmiştik. Bir şekilde puan alıyor takım fakat, hakem hataları sürüklüyor bu takımı demiştik. Eskişehir' de çekirge bu sefer zıplayamadı, aslında denedi, olmadı. Bu eleştirileri eleştirmek yerine, takımda ters giden bir takım durumlar olduğunu kabul edip, onları irdelemek lazım. Alttaki video bir futbol maçından, içinde 3 hakem var. (Kale yanına 1' er hakem daha geliyormuş artık, toplamda 4. hakem ile birlikte 6 hakem oluyor.) Komik olan yan hakemin golü vermemesine rağmen orta hakemin yan hakemi dinlemeyip golü vermesi..

Hürriyet Efsane 11

Hürriyet Gazetesi 4 Kasım 08' den itibaren başlamak üzere son 25 yılın efsane 11' ini seçiyor. Aday listeyi alttaki linkte bulabilirsiniz.

Bir kaç enterasan efsane adayını saymayı vatana, millete, blog'a borç bilirim..

VOLKAN DEMİREL, ÖMER ÇATKIÇ, FATİH AKYEL, SABRİ SARIOĞLU, İBRAHİM TORAMAN, SERVET ÇETİN, GÖKHAN ZAN!!!, DENİZ BARIŞ!!!, TAYFUN KORKUT, AYHAN AKMAN, HÜSEYİN CİMŞİR!!!, MEHMET TOPAL !!!..

27 Ekim 2008 Pazartesi

hakan kutlu ve ankaragüçlü

"Sivasspor maçının sonucu ne olursa olsun görevi bırakacaktım . Bunu başta ailem olmak üzere yakın dostlarımla paylaşmıştım. Amacımız 27 yılını Ankaragücü' ne vermiş ter dökmüş camianın sevgisini kazanmış sembolü olmuş bir ismin 27 günlük Ankaragüçlü olmayanların yöneticiyim diye gezenlerin gitsin oylarıyla görevden ayrılmak istemedim . (Saygı duyduğum ve Ankaragüçlü olduklarına inancımın tam olduğu 3-4 ismi ayrı tutmak istiyorum) Amacım onlara ders vermekti. Hakan Kutlu'yu gönderecek güçlerinin olmadığını ispatlamaktı. Başkanım Cemal Aydın'ı ayrı bir yere koymak istiyorum. Göreve geldiğim günden bugüne kadar bana sürekli destek oldu. İsteklerimi yerine getirmek için elinden geleni yapmaya çalıştı . Kendisine futbolculuğumdan bugüne kadar bana verdiği destek için teşekkürü borç bilirim. Ancak kendisinin de bu yönetim kurulu üyeleriyle işinin zor olduğunu belirtmek isterim"
kime el attıysak kuruttuk birader.

25 Ekim 2008 Cumartesi

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.

Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/2761 of T.R. Diyarbakır 1st Criminal Court of Peace.

blogun almanya ve ingiltere temsilcileri,
biz artık illegal bir futbol bloguyuz, sizler yurtdışından yayına kaçak devam edin, biz burda saklanıyoruz,
selametle.

23 Ekim 2008 Perşembe

dünya gözüyle

dünya gözüyle adebayor 'u gör istedim diyor canto
maraton köşedeyiz dolayısıyla
arka sıradan çılgın bir parfüm kokusu geliyor, papatyalar arasından görüyorum ilk golü..

sonrası alex 'in karşı karşıya bırakan benzersiz pasları
iki gol ve beş net pozisyon,
arsenal savunma programını tümden değiştirecektir wenger,

şahane beşe-ikiler izliyoruz onlardan, ortada sıçan tadında
birde altı toptan beşini kalenin içine sokabiliyorlar,

fotoğraf başka bir yazının konusu olsun, okan koçyiğit 'e ait -telif istersen hocam iki bira çalışır- bazı renkleri fazla gelmiş o tel için, kabul görmemiş, gidiyor vatandaş.

Fener için kısa dönem eylem paketi ...

Tamam kadro da zaafiyet var, yönetim saolsun. Ocak'a kadar takviye söz konusu olmayacağına göre kısa vadede ne yapılabilir diye düşündüm.

Sevmeyen sevmesin. Bana göre Fener'in bu bataktan çıkmasının 1. yolu Emre'den geçiyor. Adamın özellikleri uygun, defansif ortasaha formatında rahatlıkla oynayabileceğini, süratiyle açıklara yetişeceğini ve gedikleri kapayabileceğini, tekniği ve zekasıyla oyun kurabileceğini, gerektiğinde adam eksiltebileceğini düşünüyorum.

Bu planın diğer önemli unsurları, iyileşen Wederson ve Deivid'in rotasyona girmesi ve bu mevkilerdeki oyuncuların üzerindeki baskıyı ortadan kaldırması. Birçok maçta bu taktik iş görür diye düşünüyorum. Kalede moralsiz ve bitik Volkan'dansa Babacan şans bulmalı bence.

Evet Emre bir var bir yok. Emre olmadığı zaman, Deivid'in tam randıman dönmesi şartıyla, aşağıdaki formasyon mantıklı oluyor bana göre. Josico ya da Maldonado, ya da Selçuk ya da Deniz (yok birbirlerinden aman aman farkları) 'den oluşan bir defansif ortasaha önünde MC konumunda Deivid. Sağda Kazım, solda rotasyon var. Alex-Semih ise geçen sene alışık oldkları düzende oynuyorlar, Guiza kulübede.

Bu formasyon biraz hayal gibi değil mi ? Kazım'ı silmiş hoca diyorlar, hocanın kendi memleketlisi Guiza'yı kesmesi de olacak iş değil gibi duruyor. Ama bir denensin Guiza da 2-3 hafta kafa dinlesin, durum değerlendirmesi, öz eleştiri yapsın, her maç bizle beraber o da saç baş yoluyor.

Bu taktiğin bir sonraki versiyonu Deivid ön libero, semih ortada, Alex forvet arkası şeklindedir. Yok artık - mı diyorsunuz? Bu defansif ortasahalar ile mümkündür diyorum.

Tribünlerde Sibel Can pek popüler bugünlerde.


Çığırtkanlar var


Padişahım Çok Yaşa Diyen


Çığırtkanlar var


Kimse şah değil padişah değil diyen



Padişahın hataları azmı ... başta Mehmet vs...



Ama unutulmasın padişaha hep başkaldıranlar ilk yukarıdaki resimdekilerdir.


Sonlarıda hep vaka-i hayriye gibi olmuştur.


Gerçekleri söylemekle, aga peşinde koşmak bir değildir.

Not: Bence arsenal maçındaki bu skorun sorumlusu 4-2-3-1 oynatıp fenerin kanatlarını yol geçen hanı yapan Aragones'dir. Ayrıca asisti haricinde oyunda olmayan Alex.

22 Ekim 2008 Çarşamba

Efsane Kadro

Yorumculuk



Maclari kahvede seyretmenin en kötü yani yaninizdaki lavuklarin küfürlerine katlanmak herhalde. Her kacan pozisyon sonrasi futbolcu ile cinsel münasebet istedigini dile getiren öküzlere katlanmak cogu zaman macin heyecananina, seyir zevkine gölge oluyor. Yakinda eve bir Digitürk alirim bu gidisle. Bu arada Denizli den sonra, Ridvanda Fenerin basina gecerse, artik bu yorumculuk isi hocaliga talip olanlar icin ön sinav
olarak görülebilir. Fenerimi calistirmak istiyorsun kardesim? Gel ilk önce ligtv den milleti ikna et sonra al takimi!
Azize bir kac zaman önce Fener güc kaybetmedi felan diye birseyler zirvalamisti, simdi ne düsünüyordur acaba?

21 Ekim 2008 Salı

Kadro 2

0-0 / 0-2

Yorumsuz....

Adem İbrahimoğlu - Onur Kayador - Cem Pamiroğlu - Erol Togay - Yaşar - Müjdat Yetkiner - Alpaslan Eratlı - Tavşan Mustafa - Tuna Güneysu - Raşit Çetiner - Büyük Mehmet - Önder Çakar - İsmail - Selçuk Yula - Emin İlhan - Ali Kemal Denizci - Cemil Turan- İbrahim - K.İsmail

Kadro

İki takımında kadrosu yayınlanmış...
FENERBAHÇEVolkanEduLuganoR.CarlosAli Bilgin (Gökhan)SelçukAlexKazımSemihGüizaUğur
ARSENALAlmuniaEboueSongSilvestreClichyWalcottFabregasDenilsonNasri (Diaby)Van PersieAdebayor

Garip bir takımla oynuyoruz. kendi sahasında hull city(lig3.) diye bir takıma yenilmiş, sunderlandla berabere kalmış ( ikisininde kadrosundan 1 adam bilen varmı ) portoyu çiğnemiş fransız lejyonu bir takım. Kanımca fenere en ters gelecek kadro yapısına sahip takımlardan biri.

Ne kadar kızsada bazı arkadaşlar fenerin maçı kazanmasındaki tek yol Alex'in yedek başlaması ve 55-60. dk larda çok diri bir şekilde oyuna girmesidir. 2 DMC önlerinde Semih Guiza ile başlamak daha akılcı geliyor nedense. Yukarıdaki kadro ile orta saha haydarpaşa garını geçer.

Semih Guiza ikilisi ile başlarsa arsenalde kırmızı kart var derim. Gökhan ve önderin yokluğunda dr de deniz denenebilir.

Fener öncelikli olarak uefa hedefini de kaybetmek istemiyorsa beraberliğe oynayacaktır.Arsenal neredeyse maç başına 1 gol yiyen bir ekip her halukarda fenerden gol bekliyorum.Ama öncelikli olarak orta sahada Arsenal'in hızı kesilmeli.

20 Ekim 2008 Pazartesi

GELİN ULANN, GELİN ....




Futbolcuda kalite...

Geçenlerde okuduydum, Avrupa maçları arasında. Rio ilginç açıklamalarda bulunmuş. Capello'nun şimdiden takımdaki mentaliteyi değiştirmeye başladığını, 2006 Dünya kupasında, futbolcuların eşlerinin ve kız arkadaşlarının da yanlarında olmasından ötürü focus larını kaybetmeleri gibi olayların tekrarlanmayacağından emin olduğunu söylemiş.

İnsanlar futboldan çok ne giydikleriyle, nereye gidecekleriyle ve paparazzilerle uğraşıyorlardı demiş. Diğer takım arkadaşlarım benim gibi düşünmüyor olabilirler, ancak kariyeriniz boyunca bu tip turnuvalarda oynama şansınız çok olmuyor. Ve futbolcuların odaklanabilecekleri bir ortam yaratılmalı" şeklinde devam etmiş Rio.

Bizim futbolcular aşağılık kompleksine kapılacaklarsa, işte bu tip mevzular yüzünden kapılsınlar. Yazın da Thuram'ın Liberia'ya yaptığı ziyareti izlemiştim. Çocuklarla top oynadı, güzel güzel öğütler verdi. Afrika barışı - dedi. Bizimkilerin sosyal manada yegane mesajı şehitlerimiz için oynayacağız, kazanacağız " dır. Sonra mentalite farkı vs diyorlar, mentalite farkı buradan başlıyor işte.

19 Ekim 2008 Pazar

9541

Demin bir taraftan yarına yetişmesi gereken bir raporu hazırlarken kulak verdiğim Maraton'da "9541"i 5-6 kez duyunca nooluyo yaw dedim. Ne de olsa YTÜ'nün 95 girişli 41 kodlu makine fakültesinin kodu idi bu sayı. Fener'in golü attığı dakikaymış meğer.

Arsenal maçında temiz bir hezimet bekliyorum açıkçası. Kocaeli maçındaki vurdumduymaz, baskı kurmaz, pres yapmaz görüntüyü sergilerse takım Arsenal orta sahası ve Adebayor bombardımana tutar bizim kaleyi. Geçen sene CL'de yakalanan seviyeye ulaşmaları da mümkün değil, özgüven eksikliği var herşeyden önce. Sağ bekte kimin oynayacağı meçhul. Çok kötü bir zamanda karşı karşıya geliyoruz Arsenal ile. Tek teselli Semih'in dönmesi, onun da maç eksiği çok. Fotoğraf Hurriyet'ten.

Bu arada ligde Fener'i yenenlere Ankaraspor cezayı kesiyor. Bizim maçı kazananlar bir sonraki hafta hep kaybettiler Ankara'ya. Enteresan bir durum.

Bünyamin Uyur Gezer :3 Trabzon :0

Efendim ilk gol Arda' nın ortası ile geldi, ki izleyenlerin özetlere bakarken Lincoln' un taç atışının nizamiliğine dikkat etmelerini rica ediyorum. İkinci gol ise Servet' in eline çarpan topun kaleye girmesi ile geldi, ki bu pozisyonun nizamiliği konuşuluyor ise veya herhangi bir kural bu golü uygun hale getiriyor ise futbolun zıvanadan çıktığını sonuna kadar savunurum. Üçüncü gol öncesinde Trabzon atağını bir güzel hamle ile kesen Arda' ya sarı kartı beklerken önceki pozisyondan Servet' e sarı veren hakem, yine Arda' nın topu elle kesmesini yine göremedi. Üçüncü gol sonrasında -sarı kartlı- Lincoln bayrak direğini çıkarttı, etrafında dans etti, gitar gibi çaldı, hatta spiker hakemin ona sarı kart göstermek için beklediğini söyledi.. Aradan zaman geçti fakat sarı yok, o da ne, bu süreç içerisinde yan hakem kulaklıktan bas bas bağırıyor, Bünyamin Gezer ile konuşuyorlar, kameralar çekiyor, ama kart yok, Lincoln' a ikinci sarı yok? Lincoln delikanlı ya, illa diyor kırmızı isterim, bu kez topu elle kesiyor, daha aradan 2 dk geçmemiş, sonunda zorla kırmızı gösteriyor, hakem kıyafeti giymiş kişi.. Ben bu maça ne yorumu yazayım ki şimdi?

Denizli maçında ilk gol ofsayt, ikinci gol ofsayt + faul..
Hepsi mi masum bunların, hepsinde mi hakem görmedi? Bana biri açıklasın, ikna etsin beni lütfen.. Sonra takım 4-3-3 mü oynadı, 4-5-1 mi oynadı saatlerce tartışıyoruz..

18 Ekim 2008 Cumartesi

Benim 11 im



İzledigimiz Fenerbahçe'nin en sevilen-verimli-kaliteli 11 ini kuralım dedik. O mu bu mu derken sonunda aşağıdaki kadroda anlaştık.

................... Schumacher

........Uche........ Högh........ Luciano

Rıdvan .. Marco .. Oğuz .. Alex .. Tuncay

..............Aykut ..........V.Hoijdonk

4-4-2 yi orta sahadan ödün veremedigimizden , sağ -sol beklere adam bulamadigımızdan ve efsane DC lere sahip olduğumuzdan ( ki cok büyük şerh koymasına ragmen metun oy çokluğu ile Lugano yer bulamadı .) Şimdi gelelim futbolda takımlar 11 kişiden kurulduğu için listeye yazamadıklarımıza ...

Kale de ilk aklımıza gelen Engin İpekoğlu . Fenerbahce kalesi hep iyi yerli kalecilere sahip olduysa miladı Engin'dir.

Defans için yer bulamayan isimler Ümit Özat , Lugano , İlker , K.Şenol , Müjdat .

Orta saha da Kemlettin , Mosheu ,Rapajic , Revivo , Baljic ,Deivid , Okocha ,Hakan ,Turhan ,Gerson .

Ve Forvet ; Semih ,Nobre ,Atkinson , Hasan Vezir , Bülent Uygun , Bolic ,Moldovan ,Serhat .
Bu takımı kim çalıştırır ?

Yorumlarda kendi 11 inizi de bekliyorum .

Katkı : soon - metun

Not : Resim efsane 1988-1989 rekortmen üstelik Cengiz'in bile ezbere sayabildiği kadrodur .

16 Ekim 2008 Perşembe

XXXXX




.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.


JEANKIER:

Sakatlıklar yüzünden sezon başından bu yana sıkıntı yaşayan XXXXX en az 2 hafta daha sahalardan uzak kalacağı belirtildi.

Milli takım haftasından önce oynanan xxx maçının ilk yarısında sakatlanan tecrübeli oyuncu yaklaşık 10 gündür takımdan uzak kaldı. Tedavisi süren ve takımdan ayrı olarak çalışmalarını sürdüren XXXXX , hafta sonu oynanacak xxx, salı günü oynanacak xxx ve ligdeki xxx mücadelelerinde forma giyemeyecek.

Yukarıdaki XXXXX kim olabilir?

A) Kewel
B) Ali Gültiken
C) Gökhan Zan
D) Emre Böğlezoğli

Yıllık toplam maç sayısı : 50 (Örnek)
Yıllık sakat olarak maça çıkmadığı maç sayısı : (15 Örnek) ki bu sayı artar..
Yıllık aldığı "salary" : 3.500.000 Euro
Zarar : 15/50*3.500.000 Euro = 1.050.000 Euro

Aurelio' nun geçen sene aldığı "salary" = 2.000.000 Euro (atıyorum)
İstediği "salary" = 3.000.000 Euro (yine attım)
Fark = 3.000.000 - 2.000.000 = 1.000.000 Euro

Bu yorumun aynısını Gökhan Zan isimli mesleğini bilmediğim insan için de yaparım..

15 Ekim 2008 Çarşamba

Tutku



Yeni bir baltamı geldi dedik. Belki de orijini isviçre italyan kantonu olmasından dolayı(rivayet). İtalyanlar gibi sert defans yapan adamlara alışık değildik.

Geldiğinde eski dünyaya kıtasındaki en iyi defans oyuncusu seçilmiş, Juventusun efsane defansı tarafından veliaht ilan edilmişti.

Geçen zaman içinde milli takım kaptanı oldu. Belki hiç bir zaman yenemeyecekleri bir kadroya karşı gol attı ve sanki maç kazanmış gibi sevindi. Aynı tutku takımındaki oyununda da belli.

Son maçlarda eksikliği hissedildi. Belkide kendini Fenerbahçede Uche-Hogh efsanesi zamanındaki bir Uche kadar geliştirdi.

Bu tutkudur taraftarının beklentisi. En azında diğer yabancılarda göremediğimiz şey bu...

Hatırlatma: Ever Moas'ı alırdık defansa ... aynı ülke vatandaşı

14 Ekim 2008 Salı

devrim



.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.


isviçre türkiye maçı, 10 hakan yakın - 7 marco aurelio mücadelesi.

dedenize mavileri tuttuğunuzu söylemeyin kovalar.

oda sıcaklığında fatih tekke-ümit karan-emre aşık 'ı mevlüt-batuhan-ibrahim kaş 'a çevirmek..

yıldıray 'ın yerine yusuf 'u izletmek..

nuri ve colin kazım, sağbekte denizlispor 'dan bilmemkim..

yazı, adını anmak istemediğim birini övgüye doğru ilerliyor, kesiyorum.

not: pozisyonun devamında marco topu kazanmıştır hertürlü.

12 Ekim 2008 Pazar

marco aurelio



Bosna maçı ve Sabri

Belçika maçında da çok kötü değildi takım, ama pozisyon bulmakta çok zorlanmıştık, kaliteli defans karşısında. Bosna Belçika'dan bir gömlek aşağıda göründü defansif olarak, forvetleri daha becerikli gibi görünse bile, girdikleri pozisyonlar genelde bizim defansın acemiliğinden kaynaklanıyordu.

F. Terim'in kadro kurarken neleri düşündüğünü çok merak ediyorum. Milli takımlarda bu adamın yardımcılıklarını yapan, başta Oğuz Çetin ve Metin Tekin olmak üzere, daha geriye de giderek Mehmet Özdilek ve Ümit Davala'dan (belki ümitlerden Hami ve Apdullah 'ı da katmak lazımdır) hoca - moca olmaz kardeşim. Salla başı - al maaşı tipler bunlar.

Takımda 10'un üzerinde eksik var ve bunların çoğu 11 oyuncusu. Terim bugüne kadar doğru dürüst ilk 11 oynadığını görmediğimiz Batuhan'ı ve İbrahim Kaş'ı ilk 11'e koyuyor. Daha önce Can Arat ile benzerini yapmıştı. İbrahim Kaş ilk yarı adeta dökülüyordu. Yediğimiz golün faulünü yapmasına takılmıyorum. Birçok stoper o bölgede faul yapar, kimse de sorgulayamaz. Ama çok basit bir çalım yiyip ters ayağıyla yapmak zorunda kaldığı bir de penaltı var. Aslında bu adamların oyununa değil lafım, seçim kriterlerine sadece. Tekke hat-trick yapmış, kadroda yok. Halil kaç yıldır banko 11 oynuyor, bizde ancak yedek oluyor. Ben takip etmedim ama, Kaş'ın Getafe'de ilk 11'i yokmuş sanırım.

Daha önce Gökhan Gönül'ü yazmıştım. Sabri zaman zaman çok eleştirilen bir adam. Ama futbol dışı mevzulara girmediği sürece, oyununa konsantre olduğu sürece, mükemmel performanslar çıkarabiliyor. Geçen sene Sami Yen'de Fener'i yenerlerken ligde, takımın en iyilerindendi. Bir önceki sene GS'nin Liverpool deplasmanında yarıda kalan come-back'de (3-2) çok iyiydi. Euro 2008'de kaydedilen başarıda da önemli katkısı vardı. Turnuva boyunca tek kanatlı olarak oynadık neredeyse hatta hatırlarsanız. Geçen sene kadro dışı bırakılmıştı bir ara, disiplinsizlik suçundan. Bir sorunlar var bu adamda besbelli, zaman zaman bu tip şeyler yansıyor basına zira. Ama şu da belli: Bu adam olur! Yıldız oyunculara özel terapiler, motivasyonlar, özel röportajlar, diğerlerine tanınmayan bazı haklar tanıyoruz, bu tip adamları atlıyoruz. Bunun en büyük sebebi de basındaki kamplaşma. Önünde oynayan Kazım'ın lakaytlığına rağmen Sabri maçın lokomotifi oldu, kademede çok önemli 1-2 top da çıkardı. Bu adamın, özellikle yüksek tempolu, rakibi boğan, saldıran tarzdaki oyun planlarında parladığına da dikkat edin. Türkiye ligindeki birçok maçtaki gibi kontrollü, temposuz maçlarda öne çıkamıyor genelde. Emre'nin, Arda'nın, Tuncay'ın da benzer yapıda olduğu düşünülecek olursa, Batuhan'ın sakatlığında Yusuf'un değil, Nuri'nin oyuna girmesi mantıklı oluyor. Ama bu milli takımın tatmin duygusu vermesine daha çok var. Defansa 3-4 oyuncu daha yetiştirmek şart herşeyden önce.

9 Ekim 2008 Perşembe

Denizli Başarılı Olabilecek mi?

Bir kaç istatistik ile olayı açıklamak daha faydalı olacaktır. Altta göreceğiniz tablolardaki değerlere göre, Denizli o efsane Galatasaray döneminde 61,11% lik bir galibiyet (başarı) yüzdesi yakalamış. Ertuğrul hoca ise Beşiktaş kariyerine 60,58% lik bir galibiyet oranı ile veda etmiş, yani neredeyse aynı. Terim ise Galatasaray' daki efsane döneminde 65,12% lik bir galibiyet oranı yakalamış.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, Denizli kariyerinde 61,11% lik galibiyet yüzdesinin üzerine çıkamamış ki gönderilen Ertuğrul' un üzerine çıkması için kendisini zorlaması gerekecek. İran takımları ile artan beraberlik yüzdesi de göze çarpan bir özellik.
Enterasan bir nokta da, Denizli' nin Fenerbahçe istatistiklerinde, 61% Galibiyet, 12% Beraberlik, 27% Malubiyet yuzdesi aynen Ertugrul icin de 61% Galibiyet, 12% Beraberlik, 27% Malubiyet olarak görünüyor. Yani büyük takımlarda 20% malubiyet yüzdesinin üzerine çıktığınızda koltuğunuz sallanmaya başlıyor..

8 Ekim 2008 Çarşamba



Mustafa Denizli Beşiktaş' ta..

Uzun süre istedi, bekledi bu adam bu pozisyonu, isterse başarısız olsun.. Bu yaştaki bir insanın bu hayalini kovalamasını destekliyorum.. İyi ki geldin kardeşim, şerefine kadehimi kaldırıyorum bak..
Altta eskilerden, Amigo Orhan vs Mustafa Denizli.. Amigo Orhan wins..

Sen Neymişsin Be Ertuğrul !

Efendim, adam gibi gelmiş, adam gibi çalışmış, adam gibi gitmiş.. Ne çok seveni varmış, politikacılar, eski futbolcular, lar, lar, lar.. Ne hikmetse bir takım ortak paydada birleşen insanlar bu Ertuğrul Sağlam' ı ne severlermiş de bizim haberimiz yokmuş.. Adam ne yapmış da gönderilmişmiş.. Yahu sormazlar mı, Rıdvan ligde yenilgisizken gönderildiğinde, Lucescu şampiyon olarak gönderildiğinde, Daum 2. olarak gönderildiğinde, Zico 2. olarak gönderildiğinde, şampiyonluğa giden Kalli gönderildiğinde nerdesiniz diye??

7 Ekim 2008 Salı

Serkan Balcı

Bu hafta 2-3 aldıkları maçta 3 asisti var Serkan'ın. Ersun bunu Yattara'nın yokluğunda sağ kanat kullanıyor sanırım.

Asistleri görmedim ben, birinde top ayağına çarpmıştır arkadaşına pas olmuştur. Öbüründe de kafasına çarpmıştır.

Di mi Ömer?

3. asist için bişi uyduramadım. Onda da taç atmıştır, top arkadaşının önünde kalmıştır belki.

Tamam tamam sustum.

Nooluyo?

Ertuğrul Sağlam istifasını vermiş.

Ben anlamıyorum bu işi. TV'den izleme şansım pek olmadıydı ama, bu BJK iş yapar, şampiyonluğun en büyük adayı felan diyenler vardı. Özellikle defans toparlanmıştı, taşlar oturmuştu hani? Zapo aranan kandı, Bobo bir başkaydı bu sezon? Ligde alınan bir beraberlik sonrası, Avrupa'da belki malubiyet değil de hezimet evet, gene de yanlış bir karar değil mi bu?

Benfica - Olympiakos - Hertha Berlin - Metalist Kahrkiv çıkmış Cimbom'a. Zor bir kura kanımca, fikstürü bilemiyorum ama ters bir fikstürse (Olympiakos ve Metalist maçları dışarıda ise mesela) işi çok zor olur Galatasaray'ın. (Kharkiv demişken, BJK ya attıkları o ilk gol nedir öyle be kardeşim? Bu gol için kalecide suç bulanlarda da akıl aramamak lazım ayrıca. )

Zico çok sevilmiyordu belki ama gitsin diyenler sayıca azdı gene anketlerde çıkan oydu. Bu hafta maçta I love you Zico çektiler, şaşırmadım dolayısıyla. Zico devam etseydi takım bu halde olur muydu derseniz, Marco'nun yokluğunda Deniz'den daha iyi işler çıkarttırabilirdi belki, hepsi o kadar. Geçen sene birçok maçta kurtarıcı olan Semih ve Deivid yoklar. GS'de de eksik çok ama adamlar o kadar derin kadro kurdular ki sağ bek dışında oyunları çok etkilenmiyor bence. Dolayısıyla Aragones'e çok suç bulamıyorum. Gene de, Kayseri maçını izleyenler böyle rezil bir futbol yok - diyolar, ben izlemedim ama tahmin edebiliyorum, zira böyle rezil futbol maalesef var, ve Fenerbahçe zaman zaman bu kadar düşük performans sergileyebiliyor.

Şahsi görüşüm Selçuk, Can, Yasin ve Maldonado'yu uzaklaştırmaktır bu takımdan. Bunlardan olmayacak topçu, o belli oldu. İkinci dalgada ise U. Boral ve Kazım var. Tabi daha iyilerinin geleceğini varsayıyorum.

3 Ekim 2008 Cuma

boğazlıyanspor











.


.


.


.
.
.
boğazlıyanspor 'un 1983 yılında göreve getirdiği hoca : doğan ayyıldız; 3kez süper amatör, 5kez 1.amatör, 6kez 2. amatör şampiyonluğu yaşamış, hakemlerin kulakarını çınlattığı sezonlar da var.25 yıldır görevi başında.