29 Mart 2009 Pazar

atmış golünü heralde


Şenes Erzik açıkladı: “Uruguay Federasyon Başkanı arkadaşım. Bana Lugano’yu İtalya’dan hiçbir takımın istemediğini açıkladı.. Ortalığı Juan Figer karıştırıyor. Hakkında soruşturma açtık, sonucu yakında netleşir.”

24 Mart 2009 Salı

sağ bek


ne desem bilemedim.

Geceleri gezeceğinize...


Bilin bakalım kime ait bu cümleler...
---------------------------------------------
ŞURASI çok net: G.Saray takım halinde uzun süre Ağustos böceği gibi yatmış.. Şimdi bunun arızaları çıkıyor ortaya.. Sakın kimse yorgunluk bahanesinin arkasına saklanmasın.. Takımın iskeleti gencecik çocuklardan oluşuyor.. Gece kulüplerinde gezeceklerine adam gibi dinlensinler, maçlara hazırlansınlar.. Sonra da çıkıp toplarını oynasınlar.. Bu yorumları yaptığım için de bana hiiiç kızmasınlar.. Çünkü kariyerim boyunca aynı şeyleri çok yaşadım, bu işlerin faturasını çok ödedim.. İstanbul"un her yerini dolaşıyorum, kimin sahada niye dolaştığını iyi bilirim.. Şimdilik sadece bu kadarını söylüyorum..

Bir Dolu Galatasaray..

Önceki Guardiola-Guvardiyola postuna ek, gelişmeler dahilinde..
Efendim, Türk Medyası olarak bu ikili hakkında benzerlik yakalamaya çalışıyoruz, nedenini hala anlayabilmiş değilim.. Bu benzerliği yakalayamadığımızda da , başarılı olanı başarısız olanın yanına koyarak eleştirme yolunu seçiyoruz.. Bu döngü genelde (sanırım hep) tek yöne doğru dönüyor.. Bu kısıtlı şeçenekler doğrultusunda yorum yapmak da gerçekten kolay olmuyor..
Google search' den resim bulmaya çalıştım, hoca-patron imza-tokalaşması ile ilgili.. Bu iki kareden bile bir yazı çıkar aslında.. Bir tarafta Barca' ya senelerini vermiş oyuncusu ile kucaklaşan bir başkan, diğer tarafta ise imza atsa da gitsek bakışları ile Adnan Polat.. Bir tarafta Rijkard gibi başarılı bir dönem geçirmiş bir hocayı, bir sene önceden planlı bir şekilde Guardiola ile yer değiştiren bir yönetim, diğer tarafta ise takımın potansiyelini ortaya çıkartamadığı için gönderilen Skibbe' nin yerine ilk olarak etrafta gördüğü, daha önce GS' den kovulmuş Hagi' ye t.direktörlük önerip anlaşamayıp yerine Erciyes, Bursa, Gençler' de dikiş tutturamayan Bülent Korkmaz ile anlaşan bir diğer yönetim mevcut..
Şu an gelinen noktada ise, 2 haftada takımı toplayamadığı taktirde Bülent Korkmaz' ın da sezon sonu gönderileceği konuşuluyor.. İnsanların pek de dikkatini çekmeyen konu ise, son 3-5 sezondur karmaşadan sinerji yaratıp bir şekilde başarıyı yakalayan GS yönetiminin bu sefer bu yolda pek de başarılı görünmediği..
Bir başka dikkatinizi çekmek istediğim konu ise Lincoln konusu.. Gavurlar "man management" derler ya, bizde bu "adam idare etmek" anlamında falan kullanılır.. Böyle dendiğinde de direk olarak akla "alttan almak, idare etmek" falan gelir.. Efendim, büyük adamla oynayacaksan, büyük adamla oynatacaksın ki, bu büyük adamı yönetmek de kolay iş değildir.. İnsanlar yıllarca Del Bosque' nin başarısını hasır altı etmeye çalıştılar.. Neymiş, takım sahaya kendisi çıksa zaten galibiyet alırmış.. Değil işte.. Sen Almanya' da, adamın evi gibi saydığı ülkede, ondan önce kenara alınacak bir dolu insan varken oyundan alırsan, sonra yedek bırakırsan, sonra yine oyundan alırsan, sonra yine dalga geçer gibi yedek bırakırsan bu iş olmaz.. O beğenmediğin Skibbe bu adamdan yarım sezonda 18 asist, 10 gol çıkartabiliyorsa, sen çıkartamıyorsan o "man management" olayını yapamamışsın demektir.. Gerekiyorsa o Türkçe' de anlaşıldığı gibi adam iade edememişsindir, bazen de alttan alamamışsındır..
Şahsen oyundan alınmaya tepki gösteren oyuncuları eleştirmek bir yana sempati besliyorum, birşeyler yapmak isteyen adamdır kardeşim tepki veren adam.. Boynun eğmemiştir, bıraksan takıma katkı yapacaktım demiştir.. Düşünsenize, şirket ortamını.. Patron sizi bir projenin ortasında projeden alıyor.. İtiraz eden adam kötü adam mıdır? Lucescu İlhan Mansız ile Pascal ile tartışmamış mıdır? İkisine de sorsanız en sevdikleri hoca muhtemelen Lucescu çıkacaktır.. Bu sözel zeka ile alakalıdır..
Guardiola' nın geldiğinde Ronaldinho' yu göndermesi, Bülent Korkmaz' ın da geldiğinde Lincoln ile bir takım polemikler içine girmesi, ikisinin de defansif oyuncu olmaları, uzun süre kaptanlık yapmış olmaları.. Alın size benzerlikleri de söylemeden kapatmayalım..
Dip Not : 2 sezonda bir dolu paralar harcanıp flaş transferler yapıldıktan sonra, borç olduğundan dolayı sezon ortasında defans oyuncunu satıyor, defansın ortasına forvet oyuncunu koymak zorunda kalıyorsan, bu artık hocanın kusuru değildir..

PES yani..

- Messi : Barca' yı almam hoca, kalecisi çok kötü ya..
- Agüero : Ver abi ver ben alırım, Messi var yeter..
(Tüplü ekranda oynanıyor olması da ayrı bir enstantane..)

23 Mart 2009 Pazartesi

21 Mart 2009 Cumartesi

Ertuğrul : 2 Aragon : 1

Efendim cuma iş çıkışı toplanmışız, 6 kişi, 2 şerli 3 takım playstation da pes09' atılacak, slogan belli.. Eyyam wins! Fenerbahçe maçına bakalım dedik, Lugano hakeme itiraz ediyor, muhtemelen Bursa kale sahasında kornerden gelen topta kafaya çıkarken rakip defans oyuncusuna birşey yapmıştır, haliyle de hakem faul çalınca o nemrut gözleri ile birşeyler söylüyordur diye düşündük. Olayın aslı Fenerbahçe ile adı geçen Sercan' a yapılan bir harekete penaltı verilmiş olmasıymış.. E haliyle 1-0' dan 1-1 olan maçta, son dk' da küllüm penaltı olsa insan itiraz eder ki, bu biraz tartışılabilecek bir pozisyon gibi geldi bana.. Ha Fenerbahçe' nin ilk golü de ofsaytmış ya.. Sonraki görüntüleri "yaratan" insana yaşatmasın diyorum.. İnsan son dk' daki penaltıyı da mı kalecisine attırır kardeşim, hadi biz pes09' oynarken yapıyoruz da, karşında 100 senelik, 20 milyon, yok yok 30 bilemedin 40, hatta 10 milyon taraftarı olan takım var.. Ayıptır, onlar da meslektaşın.. Değil mi..

20 Mart 2009 Cuma

Galatasaray 2 - Hamburg 3

Şimdi efendim, bir garip maçtır dün akşam izlediğimiz.. İlk maç deplasmanda 1-1, ikinci maçta kendi sahanda 2-0 öne geçiyorsun.. Fakat bunun yanında şöyle bir durumlar silsilesi de mevcut, hocanı göndermişsin, tarihinde en çok Avrupa' da maça çıkan oyuncunu hoca yapmışsın, defansın ortasına aldığın Portekiz milli oyuncunu Zenit' e satmışsın, en star, en fazla parayı alan, Arda' nın yerine kaptan yaptığın oyuncun Lincoln yeni hoca ile takışmış, sahada geziniyor, takımında bir dolu sakatlık var, arka dörtlün sağda en son ne zaman oynadığını hatırlamadığım genç Serkan Kurtuluş, ortada sol bek Hakan Balta, sol/sağ açık Kewel, solda Volkan Yaman.. H.sonu Trabzon maçında sakatlanan Arda' da sahada.. Unutmadan, futbol danışmanı olarak da geçen sene kovduğun t.direktörün Kalli var.. Hala çıkmış Saraçoğlu' na minibüs kaldırıyoruz, bayrak dikeceğiz söylemleri ile geliyorsun, bir yerde bir hata var..

Canto edit: (Dayanamadım söylemeden) Tüm bunların yanısıra her iki Hamburg maçında (arada TS deplasmanında da) sahaya kurtarıcı olarak 7-8 kilo fazlası olan, topçudan çok grekoromen güreşçiye benzemiş Hasan Şaş'ı alıyorsun.

Evet bir yerde hata var.

soon edit :yukarıda bahsettiğiniz tüm eksikliklere rağmen takım çeyrek final sınırından son anda döndü,ligde iyi yerde, neden? gs nin bu maçta attığı 2. gole bakın.

G*tü yere yakın adamdan tırscaksın ...

Asıl önümüzdeki sene sıralar gollerini bu, TS kanca attı diye haberler de çıktı.

Tabata

18 Mart 2009 Çarşamba

Ligi Kim 5. Bitirir..

Efendim anketimiz sonuçlandı, bana göre enterasan bir sonuç ortaya çıktı.. Sonlara doğru, Kocaeli beraberliğini ile Fenerbahçe ataklar ile Beşiktaş' ı yakaladı.. Bana sorarsanız ligi ilk 2 de bitireceğine inandığım 2 takım en çok oyu aldı.. 

16 Mart 2009 Pazartesi

Mişmişsin!


gecenlerde Berlin-Kreuzberg te gördüm. Bir anlam veremedim, Türkce ögrenmeye kalkisan bir almanin hazin sonu gibi geldi bana :-))

15 Mart 2009 Pazar

son hafta


ligin son haftası : gs-sivas / trabzon-fb
dördüde potada girerse son haftaya şahane olur.
.
(merak edenlere not: denizli-bjk ile oynuyor)

beşiktaş

soydan turşuları..beşiktaşa uğradığımızda bir paket yaptırmadan kaçamıyorum..acur, kelek, kornişon iki bağ da sarımsak, olmaz böyle şey.sonra çarşı içinde itimat 'tan izmir tulum peyniri, yarın evdeyiz, pazar kahvaltısına malzeme lazım..sağda solda formalı kaşkollu tipler, bereler illa çArşı, hafiften tezahüratlar da duyuluyo, uzaktan....ipne fener s.tim ananı..
çay içmeye beşiktaş çarşının üst katına çıkmak lazım, gençlerbirliği maçına 3-4 saat var, kabalcının arkasından dolaşmak en iyisi, kazan 'ın önünden geçilmez şimdi, oranın bir standardı var: "........ ye fener,..... ye fener...ye fener"
garanti bankasının önünde yakalanıyoruz kalabalığa, kızlar var erkekler var ne güzel : "bir kuş si.tim adı kanaryaa.."

kalabalıktan çıkmak beş dakikamızı alıyor..bir kuş s.ktim adı kanaryaa..ben arkadaşları yukarıdaki gibi tercih ediyorum herzaman..ama yinede eğleniyorlar çok..

ü.özat

maç sonrası röportajlarını verirken koyu şivesiyle, yeni duş aldığı için ıslak kulağından ıslak saçından rahatsız, işaret parmağı kulağına girip çıkan adam..hasta olmasa kırk yaşına kadar oynardı bu oyunu.

13 Mart 2009 Cuma

Memati

Fatih Terim'in bir sanıyorum bir avrupa kupası maçında, eliyle önce forma numarasını işaret edip (6 mıydı?) sonra da bas diye bağırdığı futbolcu kimdi Emre miydi, bilmiyorum, çok önemli de değil. O fotoğraf ile bunu alt alta koyun.

Kimin prensi, kimin tetikçisi... Fatih Terim'in hamiliğinden sonra Aziz Yıldırım'ın hamiliği. Fener Volkan'ın iki maçına değil, Emre'nin cezasına itiraz etmiş. Aferin.

Google'a sormadan aklıma gelen vukuatları (eminim uzar gider bu liste) :

- Süper Kupa finalindemiydi, sahaya atılan bozuk paraları tribüne geri atması.
- Premier Lig'de ırkçılık ile suçlanması
- Milli maçta basın tribününe hareket çekmesi
- Kadıköy'deki İngiltere milli maçının devre arasında çıkan kavgaya karışmak (bundan emin değilim, muhtelemen vardı ama)
- Birçoğumuzun da tribünden takip ettiği İsviçre maçı sonrası çıkan olaylara karışması

Sergen'in bir yorumu vardı, biraz kısaltırsam kısaca Kurtlar Vadisi dizisinden örnek verip, Memati vs ayak işlerini yapar, Polat işi bitirir, Fener'de de Selçuk - Emre vs gibi oyuncular Memati'dir olsa olsa, Polat ise Alex'tir, işi bitirir dedi. Yaptığı bu hareket de cuk oturunca Memati benzetmesine, aklıma geldi.

Bi de, resimdeki o gözler nedir ya, gözü dönmüş diye buna deniyor olsa gerek.

Stingacu

Özel istek üzerine bu post, 96 da TS'nin şampiyonluğu kaçırmasının birinci sebebi nedir? Tabi ki kendi sahalarında kaybettikleri Fener maçı. Ama kendi sahalarında kaybettikleri bir maç daha var ki, kazansalardı Fener maçı büyük ihtimalle formaliteden ibaret olacaktı. TS : 0 - Vanspor:1

Kastım özetini de buldum, Stingacu harikalar yaratmamış, genelde dağa taşa vurmuşlar, gene de 3-5 net kurtarışı var. Tolunay'ın yüzündeki gerginlik o günlerden kalmaymış, net görülüyor. Fener düşmanlığı da Fener maçından kalmış olsa gerek. Kafka okumaya da bu maçlar ertesinde başlamıştır, yeni bir hayat yorumu gerekmiştir kanımca.

http://video.google.com/videoplay?docid=-4689696683257103529

11 Mart 2009 Çarşamba


RED's are coming

Saka degil, Real Madrid'e hic gol yemeden iki macta 5 gol atmak ve iki maci da kazanmak buyuk basari. Hatirliyorum kuralar cekildiginde blogda yapilan oylamalarda cok dusuk sans verilmisti ve Red'lere oy veren 2 vey 3 kisiden biriside bendim. Her zamanki gibi beni yine yaniltmadilar. Final icin Barca'yi istiyoruz cunku manu dahil kimse bu takimi durduramaz. Bakmayin pl'de manu'nun arkasinda kalmasina cunku cok ciddi olarak ortaklar arasinda maddi sorunlar var ve bu takimada yansiyor en onemlisi hala Benitez'in durumu belli degil ama bu haftasonu manu'yu deplasmanda yenecegini dusunuyorum, nede olsa muhtesem ikili sonunda sakatliklardan kurtulup oynamaya basladi.
Bu arada macin ozeti olarak Real Besiktas'i yariladi diyebiliriz sanirim.

9 Mart 2009 Pazartesi

toto, marijuana, semih'in koşusu

yorumlarda tahminleri alayım,sallıyodunuz iki post önce hadi bakalım.

cenker foto ve şarkı senin için gelsin amsterdam şerefine, bob marley 'den "I Shot The Sheriff"

bu da semih 'in komik gol koşusu..

edit : (Jeankier) Bir arkadaşa aldım, bilenler bilmeyenlere anlatsın ne işe yaradığını..

Parçala şu atomu Tolunay hoca...

Kayseri maçını izledikten sonra eve dönüş yolunda radyoda canlı yayında dinledim Tolunay'ı. R.Carlos ile yaşadığı diyaloğu sordular. Adamın dediği aşağı yukarı şu: "Biz teknik direktör olarak atomu parçalamıyoruz, basit bir iş yapıyoruz. İnsanlar biraz daha mütevazi olmalı." Bu nasıl bir yorumdur, bu nasıl bir insandır. Hıncal "Uçakta Tolunay Kafkas okuyordu" yazmak istemiştir, dizgici hata yapınca "Uçakta Tolunay Kafka okuyordu" diye çıkmıştır bence :)

Aş kendini artık Tolunay hoca, parçala şu atomu.

4 Mart 2009 Çarşamba

toto


BURDAKİ YAZAR YILLIK İZNİNİN BİR BÖLÜMÜNÜ KULLANMAK ÜZERE TATİLE KAÇTI (TOTO SKANDALINDAN SONRA:)
4 kolon spor toto, şu oyunu eski usul oynamak lazım bir ara, kalemle kağıtla.

Kartal...

Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır. Kartalın yaşı 40'a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Teknolojide Son Nokta..


Efendim bir deyim vardır, "Elalemin ....yle yatağa girmek" diye.. Aferin sayın Ankaragücü taraftarı.. Ankaraspor-Beşiktaş maçında tribündeki yerini almışsınız, Bursaspor ile birlik olmuşsunuz, kardeşsiniz, bravo, Bursaspor' un intikamını aldınız.. Bursa' nın hocası eski BJK' lı, oyuncularının yarısı eski BJK' lı.. Yeter be kardeşim yeter.. bu kafayla bir daha küme düşmeyi hak ediyorsunuz.. Resimler Tello' ya atılan parça.. Bazıları jant kapağı, bazıları gider kapağı olduğunu söylüyor.. Stada nasıl girdiğini de söyleseler aydınlansak.. Şimdi cezayı kim yiyecek, 2 kuruş taraftarı olan Ankaraspor mu? Taraftar adamın değil, stadın güvenliği adamın değil..

Oscarim Cordobam

Benim gördügüm en iyi Besiktas kalecisiydi.Tamam bazen abuk sabuk goller yerdi ama klas kaleciydi. Karsidan rakip gelirken dizlerinin üzerine oturup, kipirdamadan beklemesine hasta olurdum! Özellikle caprazda cok iyi aci kapardi. Anelka dan baska caprazdan ona gol atan hatirlamiyorum. Yan toplari gayet iyiydi. Doksana giden toplara, cikaramayacaksa tenezül edip atlamazdi bile, ama atlarsada genelde cikarirdi. Oynadigi dört sene icinde Besiktas in en iyi oyun kurucusuydu birde. Halen oynuyormus Kolombiya liginde. 4 Rüstü 8 Hakan eder halen. Kumarci Sergen ile dönek Tümer'in iftiralarinin kurbani oldu. Nouma gibi, Mansiz gibi sonu kötü bitti.

3 Mart 2009 Salı

Bir Sus Be Adam..

Efendim Sivasspor teknik direktörü Bülent Uygun, bir gazetecinin "gelecek sene Avrupa' da Sivasspor ne iş yapar" sorusu üzerine "5 yeriz 7 yeriz ama 6 yemeyiz, 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz demiş.. Yazıyı göndermek için 1 gün bekledim, düşündüğüm gibi oldu.. Masum Anadolu takımı (nın hocası) yazarlar arasında küçük Emrah modeli puanı var, açıklama için tepki gelmedi.. Espri olduğu falan söylendi.. Bir Aragones, bir Bülen, bir Denizli bu açıklamayı yapar mı, yaparsa da yerin dibine sokulmazlar mı? Demek ki Büyük takım olmak, büyük antrenör sadece başarı ile olunmuyor, tecrübe de gerekiyor..Bülent Hoca intihar girişimini engellerken...Bülent Hoca birşeye (ismini bilmiyorum) binerken ve düşerken..
Bülent Hoca Avrupa şampiyonu Aragones' le tokalaş(maya çalışırken)ırken..
Bülent Hoca Zico ile birlikte ödül alırken..

En son 2 fotoya özellikle dikkatinizi çekmek isterim, FB' nin bu sene neden başarılı olamadığına bir açılım getiriyor.. Aragones' in soğuk bir kişiliği olduğunu (diyelim tanımadın uzat kardeşim elini, para mı isteyecek adam), hatta rakibinin hocasını bile tanımadığını açıklıyor..

2 Mart 2009 Pazartesi

miroslaw szymkowiak



29 a milli forma giymişliği var, iyi bir oyuncuydu. trabzonspor 'da oynayacağıma bırakırım lan bu işi dedi bıraktı 30 yaşında.