15 Kasım 2009 Pazar

ASK'midir?

Herkes Besiktas’in son reklam filmini izlemistir sanirim. Bende youtube’den izleyebildim gecenlerde, neyseki burada bu tur siteleri pek yasaklamiyorlarda izleyebiliyoruz. Reklam filminde bir cok futbolcu bir kac kelime ile Besiktas’i yada Besiktas’liligi anlatiyorlar. Bu anlatimlarin anlatanlarla ve Besiktas’lilkla ne kadar ortustugu tartisilabilir ama o reklamda birisi var ki o sozu soylemek ona gercekten cok yakismis ve o sozle Besiktas arasindaki iliski o kadar gercekci ki benim acimdan Besiktas sevgisi gercekten baska sekilde ifade edilemez. Reklamin son sahnesinde yer alipta 3 kelime ile son noktayi koyan insan, ama gercekten insan, benim Besiktas’li olmama sebep olan futbolcudur.

Henuz ilkokula yeni baslamisim ve 5 sinifin bir arada egitim gordugu bir koy ilkokulundayim ve okuldaki butun insanlar Fenerbahce ve Galatasaray seklinde 2 gruba ayrilmaktalar. Ben bu iki takimdanda pek haz almiyor olsamda yaz tatillerinde koye gelen fanatic FB’li dayimin baskisindan Fenerbahce'li diger bolumlerde de buyuklerle mac yapabilmek icin, takimlari kim kuruyorsa onlarin tarafina geciyorum. Ayni gun icerisinde bir kac kez FB’li ve GS’li olmuslugum vardir. Babaminda (kendisi ile o donemlerde buz pateni dahi izlemisimdir ama herhangi bir futbol maci hatirlamiyorum) futbolla pek ilgili olmamasi nedeniyle kendime bir ucuncu takim bulamiyorum. Sanirim o zaman ki algimda Besiktas’in diger Anadolu takimlarindan pek farkli degil. O donemde tek kanalli televizyonda yeni yeni sayisi cok fazla olmayan spor programlarini izlemeye basliyorum ve bir futbolcuyu digerlerinden cok farkli buluyorum. Mahalle maclarinda herkes kendisini Cemil, Selcuk, Ilyas, Fatih gibi futbolcularla ozdeslestiriken ben de kendimi kosarken saclarini da arkasindan kosturan siyah beyaz televizyondan pek anlamasamda spikerlerin deyimi ile sari firtina olan Metin diye adlandirmaya basliyorum. Bu adama olan sempatimden, onun oynadigi takimin taraftari oluyorum. Bu tarihten sonra istirap gunlerim basliyor ve artik okulda ve okul sonrasi yapilan maclarda 3. bir takimi tutmam sebebiyle maclara sadece hakem olarak dahil olabiliyorum. Arada sirada GS’li olan birkac tane abinin sayesinde takimlara girmem ise o donemde ki GS’ye olana nefretimi engellemese de FB kadar cok olmamasina sebep oluyor. Butun bu kosullarda 1986 yilinda gelen sampiyonluk sonrasi baskilardan artik rahatlamistim ve bende sampiyon bir takimin taraftariydim. Bu arada sampiyonluk dedimde, aslinda o konu FB maclari kadar beni cok ilgilendirmiyordu ve benim o zaman ki futbolla ilgili tek dusuncem FB maclarini galip tamamlamakti. Cunku benim jenerasyonumdaki herkes FB taraftariydi. Her Besiktas- Fenerbahce macindan once 7-8 tane FB’li arkadasla kavga boyutunda ciddi tartismalari tek basina yasamisligim vardir ve sonunda (dogal olarak)en cok hirpalananin ben olmam Besiktas ile olan duygusal bagimi dahada saglamlastiriyordu. Neyse ki o yillarda Besiktas’in Fenerbahce’ye karsi ezici ustunlugu mac oncesi yedigim yumruklari kesinlikle unutturmustur :D. Hic unutamadigim olay ise okullarin kapandigi bir donemde (koy okulunda okudugum icin genelde mayis ortasinda yaz tatili baslardi) Besiktas’in FB’yi 2 tanesini Feyyaz’in attigi goller sonucu 4-0 gibi farkli bir sonucla yenmesi uzere o sabah tartistigim bir cok arkadasin evini kapi kapi ziyaret edip o unutulmaz gurur ve coskuyu yasamamdir. Bu sebepten butun FB maclari bana cocukluk gunlerime ait o guzel, mutlu anlari hatirlattigi icin diger butun karsilasmalara gore daha onemlidir. 80’lerin ikinci yarisindan baslayan ustunlugumuz 2000 li yillarla itibaren pek kalmamis olsada bu haftaki mac icin Besiktas’i daha favori goruyorum yada gormek istiyorum. Haftya oynanacak bu derby icin iki takimin son durumu, takim kurgusu, oyun sablonu, bloklar arasi mesafe ve M.Denizli’nin tavsanlari beni cok ilgilendirmiyor. Tek istegim bu macida Turkiye Kupasinda ki gibi ustun bir oyunla kazanmamiz (Izmir’de mi oyanasaydik acep). Manu macina gitmeyi bile bu maca endekslemis durumdayim.

Reklam filminin finalinde oldugu gibi Besiktas sorusuna en anlamli ve guzel cevabi veren Sari Firtina Metin’in sozleriyle yaziyi tamamlarsak “BESIKTAS ASK’TIR ASK”.


4 yorum:

soon dedi ki...

bahsettiğin yıllar ne zordu bizim için..her maç koyardı kardeşim bjk,yenemezdik yani..uche 90 da bi koydu bi gün(2-1) devran döndü..biz kazanmaya başladık..

bjk için zor bir skorla biteceğini düşünüyorum maçın.

jeankier dedi ki...

ortaokulda fenerbahçelilerin ve galatasaraylıların birlik olup, beşiktaş alehine tezahurat yaptığını, aynı saf'ı tuttuklarını gördüm.. benim çocuğum görebilir mi bu manzarayı.. çok zor..

Canto dedi ki...

Jean, bizim okulda tam tersi, GS-BJK koalisyonu yapılırdı. Tabiri caizse ağzımıza da sıçarlardı tezahüratlarda, genelde "hop terelelli saldır Fenerli kanımız yerde kalmayacak" tezahüratları ile saldırıya geçmemizle sonuçlanırdı bu ittifak.

jeankier dedi ki...

benim hatırladığım haliyle milne zamanları.. milne' den sonra herşey normale döndü hocam :) gs-bjk değil de antifb olarak düşünmek lazım..